Kurban etini 24 saat geçmeden tüketmeyin

Yaklaşan kurban bayramı öncesinde açıklama yapan uzmanlar, bayramda ve sonrasında bilinçsiz kırmızı et tüketiminin yol açacağı riskler konusunda vatandaşları uyarıyor. Kurban etinin uygun sıcaklıkta 24 saat dinlendirilmeden tüketilmesinin gıda zehirlenmesine yol açabileceğine dikkat çeken uzmanlar, sağlıklı bir bayram geçirmek için kurbanlık etlerin doğru yöntemler kullanılarak pişirilmesi gerektiğine vurgu yaptılar.

Kurban etini 24 saat geçmeden tüketmeyin

Yaklaşan kurban bayramı öncesinde açıklama yapan uzmanlar, bayramda ve sonrasında bilinçsiz kırmızı et tüketiminin yol açacağı riskler konusunda vatandaşları uyarıyor. Kurban etinin uygun sıcaklıkta 24 saat dinlendirilmeden tüketilmesinin gıda zehirlenmesine yol açabileceğine dikkat çeken uzmanlar, sağlıklı bir bayram geçirmek için kurbanlık etlerin doğru yöntemler kullanılarak pişirilmesi gerektiğine vurgu yaptılar.

Kurban etini 24 saat geçmeden tüketmeyin

Yaklaşan kurban bayramı öncesinde açıklama yapan uzmanlar, bayramda ve sonrasında bilinçsiz kırmızı et tüketiminin yol açacağı riskler konusunda vatandaşları uyarıyor. Kurban etinin uygun sıcaklıkta 24 saat dinlendirilmeden tüketilmesinin gıda zehirlenmesine yol açabileceğine dikkat çeken uzmanlar, sağlıklı bir bayram geçirmek için kurbanlık etlerin doğru yöntemler kullanılarak pişirilmesi gerektiğine vurgu yaptılar.
Catering sektörünün Bursa’daki iddialı kuruluşu Yankı Yemek&Catering A.Ş, Sorumlu Müdürü, Gıda Yüksek Mühendisi Gizem Güngör, kurban etlerinin nasıl pişirilmesi gerektiğine dair önemli bilgiler verdi. Kurban etlerinin saklanması, pişirilmesi ve tüketilmesi aşamalarında çok dikkatli olunmasını gerektiğini belirten Gizem Güngör, “Hayvanlar kesilir kesilmez eti yenilmez. Uygun ısıda hijyenik ortamda en az 24 saat bekletilmesi bundan sonra tüketilmesi gerekir” dedi.
Gıdaların uygun yöntemlerle pişirilmesi gerektiğini söyleyen Gizem Güngör, doğru pişirme yönteminin gıdaların kalitesini doğrudan etkilediğini ifade etti. Kurban etinin lezzetinin, kıvamının, kokusunun güzel olması ayrıca, vitamin ve mineral içeriğinin korunmasının doğru yöntemler kullanılarak pişirilmesi ile mümkün olacağına dikkat çeken Güngör, şu bilgileri verdi:
“Kırmızı eti ızgara, haşlama, fırında veya sebzelerle birlikte tencerede pişirmek en doğru yöntemdir. Etlerin çok uzun süre yüksek ısıyla temas etmesi kanserojen öğelerin oluşumuna neden olabilmektedir. Ayrıca mangalda pişirme sırasında etin dış kısmı hızlı şekilde piştiği için içerdiği protein katılaşır ve etin iç kısmı çiğ kalır. Etlerin az pişmiş veya çiğ tüketilmesi ise ette kaliteyi düşürmesinin yanı sıra, besin zehirlenmelerine de sebep olabilir.
Etler ızgarada pişirilecekse asla kömürleşecek şekilde kızartılmamalıdır. Zira kömürleşen et, kanser riskine yol açabilir. Etin ateşe yakın olması B1, B12, folik asit gibi vitaminlerin kaybına yol açar. Bunları engellemek için, etler ateşten 15 santim uzakta olmalıdır ve kömürler kor halini aldıktan sonra pişirilmeye başlanmalıdır.
Kırmızı et doymuş yağ, kolesterol içeriği oldukça yüksek besindir. Görünür yağlar ayrılsa bile kırmızı etin ortalama yağ içeriği yüzde 20’dir. Bu sebeple sebze ya da baklagil yemeklerini etle pişirilirken bitkisel yağ kullanmayınız, pişirme için etteki hayvanî yağ yeterli olacaktır.”
(İHA)

YORUMLAR

  • 0 Yorum