Affedici Olabilmek
Merhaba Sevgili Okurlarım,
‘’Affetmek kendinizi özgür bırakmaktır. Ayşe SÖZERİ‘’
Hepimizin yaşamında birtakım sıkıntılar olmuştur ya da halen devam ediyor olabilir. Yaşamın bize getirdiklerini kabul edip, yol alabiliyorsak bu güçlü durabildiğimizi ifade eder. Acı, tatlı şeyler her an yaşadığımız sürece önümüze gelmeye devam edecektir ancak burada önemli olan kendimizi nasıl dengede tutabildiğimiz ve nasıl adım atabildiğimizdir. Sürekli iletişim halindeyiz ve nerede nasıl davranacağımız konusunda zihnimizde birçok sorularla kendimizi sorgulayabiliriz. Her insanın düşüncesi farklı olduğu gibi, zaman zaman kırılganlıklar, alınganlıklar ve kendimize göre doğru kabul ettiğimiz olaylarda karşı taraftan aynı şeyi düşünmesini bekleyebiliriz. Ancak bu beklenti bizi yorduğu gibi aynı düşünceleri taşımak mümkün olmayabilir. Sizlere sormak istiyorum. Yaşadıklarınızdan yola çıkarak hiç düşündünüz mü; affetme duygusu sizde nasıl bir his uyandırıyor? Eminim ki; üzerinizden bir yük kalkmış ve kendinizi hafiflemiş hissedeceksiniz.
Sizlerle bir hikaye paylaşarak yazıma devam etmek istiyorum;
Mevlana' ya öğrencisi sormuş. Bana Şeriat, Tarikat ve Hakikat yolunu anlatır mısın demiş? Mevlana oradaki 3 demirciyi göstererek git sıra ile tokat at ve gel demiş. Talebe sıkılarak da olsa denileni yapmış ve sonra Mevlana'nın yanına gelmiş.
Birinci demirciye tokat attım tokat attı demiş.
Mevlana işte bu Şeriat yoludur. Kısasa kısas tokat attın tokat attı.
İkinci demirciye tokat attım bir şey yapmadı ama çok öfkeli baktı.
İşte bu tarikat yoludur. Tokat atmadı ama aklına seni düşmanı olarak yazdı.
Üçüncü demirciye tokat attım bana sarıldı demiş.
İşte demiş bu da "HAKİKAT" yoludur. Tokadın Allah'tan geldiğini bildi. Çünkü olan her şey ondan gelir.
Aslında affetmek, büyük bir erdemliktir. Tabii ki yaşamımızda kırıldık, gücendik, kırdık, öfkelendik, nefret ettik ve bu duyguları hepimiz yaşadık. Belki de hiç unutmadık. Böyle bir durumda yaşamış olduğumuz olayları sürekli sorgulamak ve geçmişe dönmek yerine, affettiğimiz an kendimizi daha rahatlamış, hafiflemiş ve yaşamımıza yani şu andan itibaren geleceğe doğru umutla bakmış oluruz. Aynı zamanda kendimizi daha özgür hissederiz. Affetmek, unutmak demek değildir. Unutmamalıyız da.. Yaşadığımız olaylar bizi nasıl geliştirdi? Bu yönüyle bakarsak, acı çekmemiş ve başkalarına da acı çektirmemiş oluruz. Affetmek, kişileri onaylamak anlamına gelmiyor tabii ki. Sadece geçmişteki yaşananların etkisini bugüne taşımamak ve kendimizi yıpratmamamızdır. Üstelik, yaşamımızı zehir ederek, tüm bu yükleri taşıyarak yol almak bizi oldukça yoracaktır. Kendimizi yormak yerine, güzel duygularla yol alırsak, daha huzurlu ve mutlu olabiliriz. Bu bizim elimizde..
‘’Sana affedilmeyecek kadar büyük hata yapan birine akıl sınırlarının bittiği yerden başlayacak ceza vermek istiyorsan Bütün samimiyetinle AFFET. Hissedilen her şeyi arşivleyen KADER kendisiyle en iyi biçimde ilgilenecektir. ŞEMS’ İ TEBRİZİ‘’
Sevgilerimle.!
