İkiyüzlülük Güvensizliktir.!
‘’İkiyüzlülük, insanların içlerinde barındırdığı zehirli bir tohumdur. Ayşe SÖZERİ‘’
Zaman zaman iletişim halinde olduğumuz sürece bazı insanların ikiyüzlü davranışlarıyla karşılaşabiliyoruz. Tabii ki böyle bir durumda, karşıdaki kişiye olan güvensizliğimiz ön plana çıkar ve bir dahaki karşılaşmamızda, sanki aynı şeyi yaşayacakmışız gibi düşünürüz. İkiyüzlü davranış biçimi, insanların samimiyetsiz olmalarından kaynaklanır ve menfaat içerikli bir durumdur. Bir insanın değerleri olmalı ve bu değerleri doğrultusunda kendi çizgisini oluşturmalıdır.
Bazen duyarız, yüzüme gülüp arkamdan konuşuyor. Evet bu tarz insanlar kendi egolarına yenik düşmüş, karakteri tam olarak oturmamış insanlardır. Aslında bu şekilde davranarak kendi kalitelerini ortaya koymaktalar ve aynı zamanda hiç farkında olmadıkları bir yükü taşımaktadır. Genellikle çoğu kişiyi bu durum rahatsız etmektedir. Çünkü bu kişiler itici olmakla birlikte her zaman güvensizlik yaratırlar. Önemli olan samimiyetliktir ve kalpten gelen hislerle davranış sergilemektir.
Arkadaş ve dost sandığımız kişilere güvenimiz daima sonsuzmuş gibi düşünebiliriz. Ta ki; bu kişiler gerçek yüzünü gösterene kadar. İşte burada yaşadığımız o acı duyguyu hepimiz nasıl olduğunu gayet iyi biliriz. Bazen sırlarımızı paylaştığımız, bazen yardım istediğimiz ve bazen de her daim yanımızda olan bir dost olarak gördüğümüz kişilerdir bunlar. Gerçek yüzlerini gördüğümüzde öfke ile yaklaşmakta doğru bir davranış biçimi değildir. Ancak hoşlanmadığımızı belirtmek en doğrusu olacaktır. Zaman zaman çevremden sık duyduğum bir cümle vardır. ‘’İnsanlara değerinden fazla değer vermeyeceksin‘’ gibi. Kısmen doğru olabilir ancak, genellemekte yanlıştır diye düşünüyorum. Tabii ki kişiye göre değişmekle birlikte, ne kadar değer verirsek karşılığını da bir şekilde mutlaka alırız.
‘’Kendinden hiç söz etmemek, çok soylu bir ikiyüzlülüktür. NIETZSCHE‘’
İkiyüzlü insanlar herkese farklı davrandığı gibi, kişileri birbirine düşürebilir ve çıkar doğrultusunda hareket ederek, işine gelmiyorsa her an yüzüstü bırakabilir. Kusur arar, rahatlıkla eleştirebilir, dedikodu yapar ve alay etmekten büyük keyif alır. Bu davranışlarını sergilerken, kendi yapmış olduğu hatalarını göz ardı eder. Oysaki samimi olan insan içinden geldiği gibi davranır ve kişileri seçmez.
İkiyüzlü insanlarla karşılaştığımda, ilk aklıma gelen; nasıl bir vicdana sahip olduklarıdır. Bu davranış biçimi o kişileri rahatsız etmiyor mu? Kendi sistemleri bunu nasıl kabul ediyor? Evet zihnimde birçok sorular. Ancak görüyorum ki; bunu gayet güzel taşıyabiliyorlar. Her zaman bu davranışın yük olduğunu düşünmüşümdür. Aynı zamanda kendi yaptıklarının aynısını başkasında gördüklerinde nasıl bir ruh halinde oldukları oldukça merak konusudur. Aslında kişi kendinde rahatsızlık duyduğu şeyi başkasında yapmamalıdır. Bu en doğrusu olacaktır. İnsanlar bazen güzel yaptığını düşündüğü şeyin tekrar kendisine döndüğünde, işin içinden çıkılmaz bir hale geldiğinin farkında değildir. Bu yüzden kalpten geldiği gibi, dürüstçe ve samimi bir şekilde davranış biçimi sergilediğinde kendisini yormayacaktır.
İkiyüzlü davranışlara maruz kaldığımızda, kırılganlık, kin ve nefret gibi duygular yaşanabilir ve güven konusunda şüphe edilmeye başlanır. Maalesef bu tarz davranışları iletişim halinde olduğumuz sürece yaşayabiliyoruz. Samimiyet her zaman insanların içinden geldiği gibi ve yormayan bir davranış biçimidir.
‘’Bazen insanın en büyük hatası, yüzüne gülen herkesi, kendisi gibi sanmasıdır.
Paulo COELHO‘‘
Sevgilerimle.!

