Ruh Halimizi Yönetebilir miyiz?
Merhaba Sevgili Okurlarım;
Ruh halimiz, günün herhangi bir vaktinde kendimizi nasıl hissettiğimizdir. Kendi düşüncemiz, duygularımız, psikolojimiz ruh halimizi oluşturur ve bunların toplamından çok daha büyüktür. Ruh halimizi içimizde saklarız, fakat belirli frekanstaki beyin dalgaları, nabız atışı gibi dışarıdan fark edilebilecek işaretler veririz. Ruh halimiz, deneyimlerimizin en önemli tarafıdır. Yoğunluk, uzunluk ve içtenlik açısından çeşitlilik gösterir. Ne kadar sakin olursak, o kadar mantıklı düşünürüz. Ancak heyecanlı ve kızgın olduğumuz zamanlarda düşüncemiz bölünür ve daha duygusal bir enerjiye sahip oluruz. Ruh halimizin mutlaka bir duygusal bileşeni vardır; biz bunu doğal olarak dokunsal yöntemlerle ifade ederiz. Her ne kadar ruh halimizin bizim kontrolümüz dışında gelişen olayların oluşturduğuna inansak ta, aslında ruh halimizi kendimiz yaratıyoruz.
‘’Sadece sevgi dolu bir bakış, bir insanın hayatını değiştirebilir. OSHO ‘’
Ruh halimiz gün boyunca değişir. Bu değişimin iniş ve çıkışlarını hatırlarız bununla birlikte çok uzun bir süre aynı ruh halinde takılıp kalmamız mümkün değildir. Ayrıca iyi olduğu noktalarda da sürekli olarak kalmamız mümkün değildir. Ruh halimiz yeteneklerimizi etkiler. ‘’Örneğin; Bir müzisyen enstrümanını en iyi şekilde çalabilmek için boş bir salonda, kimse izlemiyorken çok çalışmıştır. Ancak onu izleyen yüzlerce kişinin karşısında aynı başarıyı gösteremez.’’ Bu korku başarıyı düşürür. Aslında bu tip insanlar beceriksiz ya da yeteneksiz değillerdir. Sadece ruh hallerini yönetmeyi öğrenmeleri gereklidir. Yeteneksiz insan yoktur, sadece yeteneğimizi sergilememizi engelleyen ruh halleri vardır.
Öğrenme açısından elverişli olan ruh halimiz, merak ettiğimiz, etkilendiğimiz, ilgi duyduğumuz ve heyecanlandığımız zamanlardır. Yorgun, tedirgin, sinirli veya sıkkın olduğumuz zaman hiçbir şey öğrenemeyiz. Ne yapmak istersek, ne öğrenmek istersek ve hangi hedefe ulaşmak istersek kendimize şu soruyu sormalıyız. ‘’ Başaracağım şeyi kolaylaştırmak için hangi ruh halinde olmalıyım? ‘’
Normal olarak duyguların, içimizden dışarıya yansıdığını düşünürüz. Ancak duygularımızın dışarıdan içeriye doğru aktığını gösteren güzel bir araştırma vardır. Fizyolojimizi değiştirerek, duygularımızı da değiştirmiş oluyoruz. Yani gülümsediğimiz ve karşılık olarak gülümsendiği zaman bu gülümseme bize mutluluk getiriyor. Eğer gülümsemeyi sağlayabiliyorsak, mutlu olmayı da sağlayabiliriz.
‘’ Cahil insanlar kendilerini mükemmel görmeye; Zeki insanlar ise yeteneklerini hafife almaya eğilimlidirler. Albert EINSTEIN ‘’
Sevgilerimle..

