ABD DOLARI49,16▲0,06%EURO55,08▼0,31%ALTIN6.537,20▼0,08%BİST 10012.443,92▲1,42%BTC/USD85.383,00▲0,04%ABD DOLARI49,16▲0,06%EURO55,08▼0,31%ALTIN6.537,20▼0,08%BİST 10012.443,92▲1,42%BTC/USD85.383,00▲0,04%ABD DOLARI49,16▲0,06%EURO55,08▼0,31%ALTIN6.537,20▼0,08%BİST 10012.443,92▲1,42%BTC/USD85.383,00▲0,04%ABD DOLARI49,16▲0,06%EURO55,08▼0,31%ALTIN6.537,20▼0,08%BİST 10012.443,92▲1,42%BTC/USD85.383,00▲0,04%ABD DOLARI49,16▲0,06%EURO55,08▼0,31%ALTIN6.537,20▼0,08%BİST 10012.443,92▲1,42%BTC/USD85.383,00▲0,04%ABD DOLARI49,16▲0,06%EURO55,08▼0,31%ALTIN6.537,20▼0,08%BİST 10012.443,92▲1,42%BTC/USD85.383,00▲0,04%ABD DOLARI49,16▲0,06%EURO55,08▼0,31%ALTIN6.537,20▼0,08%BİST 10012.443,92▲1,42%BTC/USD85.383,00▲0,04%ABD DOLARI49,16▲0,06%EURO55,08▼0,31%ALTIN6.537,20▼0,08%BİST 10012.443,92▲1,42%BTC/USD85.383,00▲0,04%ABD DOLARI49,16▲0,06%EURO55,08▼0,31%ALTIN6.537,20▼0,08%BİST 10012.443,92▲1,42%BTC/USD85.383,00▲0,04%ABD DOLARI49,16▲0,06%EURO55,08▼0,31%ALTIN6.537,20▼0,08%BİST 10012.443,92▲1,42%BTC/USD85.383,00▲0,04%ABD DOLARI49,16▲0,06%EURO55,08▼0,31%ALTIN6.537,20▼0,08%BİST 10012.443,92▲1,42%BTC/USD85.383,00▲0,04%ABD DOLARI49,16▲0,06%EURO55,08▼0,31%ALTIN6.537,20▼0,08%BİST 10012.443,92▲1,42%BTC/USD85.383,00▲0,04%
SON DAKİKA
PAYLAŞ

ADALET!

Beyza Bakırcı beyzabakirci1998@gmail.com
29.08.2018 15:26
Güncelleme: 05.10.2026 18:19

‘’Adaletin bu mu dünya, ne yar verdin, ne mal dünya, kötülerinsin sen dünya, iyileri öldüren dünya.‘’

Ne güzel yazmış değil mi, Ali Ercan. Selda Bağcan’ın sesinden dinleyip,

Şimdilerde Koray Avcı’nın farklı yorumlarıyla dillerden düşmeyen ve yeniden gündeme gelen o şarkı.

Bu şarkıyı yazarken neleri canlandırmıştı gözünde. Neler yaşamıştı bu sözlerin her bir kelimesinde? Bize neler hissettirmişti bu yazdıkları.

ADALET? Kelimelerde mi aranır, yoksa toplumda mı? Ne düşünüyorsunuz.

Yea, bu devirde herkes kendi mahkemesini kurup adaletini sağlamaya çalışıyor dediğinizi, kelime anlamına hemen Google amcamızdan baktığınızı görür gibiyim.

ADALET!

Arapçada ‘adi’ kökünden türemiştir. Adalet zulmün karşıtı bir kelime olarak çoğunlukla ‘hak’ ile de eş anlamlı kullanılmaktadır. Hakkın gözetilmesi ve yerine getirilmesi anlamına gelir. Haklı ve haksızın ayırt edilmesi adalet ile sağlanır. Adalet kavramı temel olarak hukuk kurallarını her ne kadar içerse de, insanların toplum içindeki davranışlarıyla ve ahlak-din kurallarıyla da ilişkilidir.

Eskilerden bugünlere kadar tartışılmalı bir konu olarak günümüze gelen adalet, Kutsal kitaplarda bile yerini almıştır. Dünyaya Âdem den sonra gelen bütün peygamberler Hz. Muhammed (s.a.v) hak ve adalet anlayışını insanlara tebliğ etmek için gönderilmiştir. Aslında her zaman aklıma gelen şu sözü beni hep etkilemiştir.

‘Kızım Fatıma dahi olsa cezasını veririm.’ Buyururdu.  Adaletin zıddı zulüm ve haksızlıktır. Yeryüzünde ilahi adalete uyulduğu sürece insanlar arasında huzur, barış hâkim olmuşken, ilahi adalet ölçülerine uyulmadığı dönemler de ise zulüm, kan gözyaşı ve haksızlık hâkim olmuştur. Biliyorsunuz ki İslam, hak ve adalet anlayışı üzerinde yükselen bir dindir. En büyük terazisi de Allah’tır.

Adalet sahibi ve adaletin ta kendisi manalarına gelen ‘El-Adl.’ ismi şerif-i Allah-u Teâlâ’nın Esma-ül Hüsnalarındandır.

İslam dininde adalet delince din, dil, ırk, cinsiyet, ülke ayrımı yapılmaz, herkese eşit davranılır. Kimi filozofların tartışılmaz en büyük konusu olan Adalet kavramı Platon’a göre en yüce erdemlerden biriyken, bunun yanında Aristoteles’e göre de ‘eşitlik kavramını oluşturur. Fakat ona göre eşit davranmak adalet için yeterli değildir.

Günümüzde adalet kavramı sosyal adaleti de kapsamaktadır. Nedir bu sosyal adalet? 

Sosyal Adalet; ekonomik, sosyal ve kültürel değerlerin dağılımındaki dengesizliklerin giderilmesini, toplumdaki zayıf güçsüzlere devletçe yardım edilmemesini inceler ve kendi içinde ikiye ayrılır. Denkleştirici veya düzeltici adalet ise, dağıtıcı adaletin aksine, kişilerin özel durumlarını, yeteneklerini göz önünde bulundurmadan davranmayı gerektirir. Ancak burada uygulama alanı sadece hukuksal alandır. Bir başka deyişle, denkleştirici veya düzeltici adalet Aristoteles’e göre, hukuki ilişkide taraf olanların eşit muamele görmesini gerektirir.

 Örneğin adam öldüren birinin bu suçunun cezasını çekmesi, sözleşme yapanın sözleşmesini ihlal etmesi durumunda karşı tarafa verdiği zararı ödemesi, düzeltici veya denkleştirici adaletin gereğidir. Başka bir deyişle, işlediği suçu, çekeceği ceza ile düzelterek adaletin tekrar sağlanması söz konusudur. Bir yandan da cezanın ya da ödeyeceği tazminatın işlediği suça ya da yaptığı hataya denk gelmesi gerekir. Bu yüzden denkleştirici ya da düzeltici adalet olarak tanımlanmaktadır. Ancak burada ödetilecek karşılığın aynı ile iadesi değil, orantıya göre iadesinin yapılması olduğunu vurgulamak gerekir.

 “Aynı karşılığı alma ne paylaştırıcı ne de düzeltici adalete uygun düşer”. Burada denkleştirici adalet derken Aristoteles’in “kısasa kısas” ilkesinden söz etmediği ortaya çıkmaktadır; yani dayak atan birinin, aynı şekilde cezalandırılması adaleti sağlamaz, adil olan, bu davranışın yanlışlığını ona göstermek ve onu eğitmektir.

Adalet hayatın her alanında gösterilmelidir. Savaşta, barışta, nimet paylaşımında, ceza verirken, çocuklar arasındaki sevgi ölçütünde, eşinize, dostunuza, komşunuza daha doğrusu her şeyde adaletli olmalıyız. Allah (c.c) adaletli olmamızı ister ve bize yol göstermek içinde Peygamberler göndermiştir.

Herkesçe farklı yorumlanıp tartışmaya açık olan adalet konusu hala günümüzde tartışılmaya devam da etmektedir.

Ünlü Rapçi Gazapizm’ in bir şarkı sözü, ‘ Bir kâğıda adalet yaz, bir köşe de yak.’

Sizde şimdi elinize bir kalem ve kâğıt alın, Adalet deyince aklınıza ne geliyor. Sen yeteri kadar adalet sahibi misin, çevrendeki insanların yorumlarını al, onlar adalet sahibi mi? Daha sonra kendi davranışların ile onların davranışlarını birleştirip irdele. Ne nedir, ne değildir.

 Ama sakın sende o köşe de yakma kâğıdı 

İlk Yorum Yazan Sen Ol!