Curcumin Kansere Çare Olabilir mi?
Hülya Tuğyan ÖZSÜMEN

Hülya Tuğyan ÖZSÜMEN

Curcumin Kansere Çare Olabilir mi?

Curcumini önce biraz tanımakta yarar var. Zerdeçal bitkisinin yeraltında gelişen saplarından (rizomlarından) elde edilen, Hindistan’da çok kullanılan ve çoğunlukla zerdeçal kullanımının çokluğuna bağlı olarak bazı kanser türlerinin çok az görüldüğü düşünülen, binlerce yıldır baharat ve şifalı bitki olarak kullanılan bir tür bitkidir. 

cancer.jpg

Son zamanlarda yapılan bilimsel araştırmalarda bu bitkinin tıbbi özellikler içerdiği yönündedir. Yağda çözünümü yüksek olması nedeniyle karabiberle beraber tüketilmesi vücutta daha iyi emilmesine sebep olur. Curcumin ismini, zerdeçalın sarı pigmentinden alır. Antieflamatuar özelliklere sahip bir polifenol olan curcumin bileşeni, ağrı depresyon iltihap ve çok güçlü antioksidan etkiye sahiptir. Bununla beraber zerdeçalın curcumin içeriği o kadar yüksek olmadığı % 3 gibi düşük bir oranda bulunduğu için genellikle tıpta zerdeçal extresi alınması yönünde tavsiyeler mevcuttur. Bu nedenle bitkinin tıbbi etkilerinden faydalanmak için, hızlı bir emilim için curcumin içeren takviye edici gıda almak gerekir. Nedeni ise curcuminin kan dolaşımında düşük bir emilime sahip olmasıdır. Sadece yiyeceklerde bu baharatı kullanarak bu dozaj seviyesine ulaşmak çok zordur.

Yıllardır bitkilerin hangi hastalıklara iyi geldiğini araştırdığım ve bu konuyla ilgili kim varsa bizzat görüşüp, hastaların da özellikle nasıl kullanıp ne derece faydalandığını araştırdığım için Türkiye’ de, bu alanda isim yapmış bir firmanın yetkilisiyle sohbet etme imkânım oldu. Bu sohbeti özellikle siz değerli okurlarımla paylaşmak istedim.

curcumin.jpgArkadaşımızın dedikleri özetle, yıllarca, Hülya hanım onkoloji uzmanlarının kapısını çaldık, bitkisel extraktların kanseri iyileştirebileceğini anlattık. Hep kulak arkası ettiler. Üniversitenin onkoloji bölümüne gittim. Uzmanlara özellikle ayrıntılı bir şekilde anlattım, beni yine önemsemediler.

Bir gün, daha önce görüştüğüm, üniversitenin onkoloji profesörlerinden biri beni yanına çağırdı ve bana 4. Evre bir kanser hastaları olduğunu söyledi. Yani hasta metastaz yapmış, doktorlar ümidini kesmiş, alın hastanızı eve götürün, her dediğini yapın, artık o, size misafir derler ya, durum aynen öyle. Zaten profesörde benim iyileştireceğime asla inanmıyor, işin dalgasında. Ben bitkisel tedavi uygulamayı hastaya kabul ettim diyor Tabi şirketin beraber çalıştığı profesörler de var. Önce hastanın tüm bilgilerini aldık, raporlarını, epikriz vesaire diyor, ve hastayı iyileştirdik. Doktorlar konsültasyon yaptılar, bir baktım ki, hastanenin onkoloji servisine bu bölüme bitkiciler giremez diye kocaman bir yazı asmışlar?

Evet bu arkadaşımız, hastayı ağırlıklı olarak çok yoğun sıvı curcumin extresiyle tedavi ettiğini söyledi. Sonuç tebrik yerine reddetmek.

curcumin-zerdecal.jpgBunun sebebi nedir? Hasta kanser olunca yoğun kemoterapiye maruz bırakılıyor. Zaten adı üstünde hasta, kanser hücreleri boyna çoğalıyor, kemoterapiyle iyice azalan sağlıklı hücreyi de sen öldürüyorsun, hasta kanserden önce gripten gidiyor, hele hasta yakınları çok bilinçli değilse, en kısa yoldan ölüme gidiyor, Sayısız hastalarımızda gözlemledim, kanserden önce enfeksiyondan hayatlarını kaybettiler. Madem kemoterapi verilecekse hastaya o kemoterapi ilacı kanserli hücreyi seçmesi lazım, böyle kemoterapödik ilaçları kullanan hastaneler duyuyoruz ama ya kesinlikle tüm Türkiye’ de uygulamalı ya da kanserli hücreyi seçmeyip, canlı hücreyi de öldürüyorsa bur da durup düşünmek gerekiyor. Hastalarımız çaresiz kaldığı için böyle durumlarda doktorlarına çok güveniyor, hele o doktorun isminin önünde bir de Profesör unvanı varsa. Bazı konuştuğum mütehassıs hekimler de şunu söylüyor. Biliyoruz bitkiler çok faydalı, fitoterapiye de inanıyoruz, asıl hekimlik budur ama bunları hastalarımıza söyleyemiyoruz, konuşmamız yasak bizzat kaç doktorun ağzından duydum Bir türlü anlam veremiyorum. En azından kanserli bir hastaya şekerli hiçbir yiyecek yemeyeceksin, bol limonlu su, içeceksin de mi, diyemezler. Çünkü kanser en çok şekeri seviyor, bunu sağır sultan bile duymuştur. Limonlu su vücudu alkali yapıyor. Doktor o aşamada nerdeyse hastanın Allah’ı durumunda. Bu sözü söylerken de Rabbimden çok özür dileyerek söylüyorum ki, çaresiz insan siz doktorların ağzına bakıyor, bir şeyleri vurgulamak adına sözlerim meclisten dışarı.

Artık devletimiz de bu işe bir el atmak zorunda ve ağır kanser ilaçları, kemoteropödikleri masaya yatırmaları lazım.

Sağlıcakla kalın.

YORUMLAR

  • 0 Yorum