Avrupa’nın sanayi yasası Türk otomotiv yatırımlarını doğrudan etkiliyor
Avrupa Komisyonunun Sanayi Hızlandırma Yasası teklifi, Türk otomotiv sektöründe yeni yatırım ve tedarik süreçlerini gündeme getirdi. Sektör temsilcisi Saim Aşçı, Türkiye’nin gelecekteki yatırımlar için kalıcı güvence sağlaması gerektiğini vurguladı.

Avrupa Birliği'nin üretimi ve yerli bileşen kullanımını teşvik etmeyi amaçlayan Sanayi Hızlandırma Yasası (Industrial Accelerator Act-IAA) teklifi, Türk otomotiv sanayisinin Avrupa pazarındaki geleceği açısından kritik önem taşıyor.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) 52. Komite Başkanı ve Motor Aşin CEO'su Saim Aşçı, henüz yasama sürecinde olan düzenlemenin Türkiye'deki otomotiv üretimini, yeni model yatırımlarını ve parça tedarik zincirini doğrudan etkilediğini belirtti.
Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, 2026 yılının ocak-eylül döneminde Türkiye 31 milyar 145 milyon dolarlık otomotiv ihracatı gerçekleştirdi. Bu ihracatın 22 milyar 948 milyon dolarlık bölümü Avrupa Birliği ülkelerine yapıldı ve AB'nin Türkiye otomotiv ihracatındaki payı yüzde 73,7'ye ulaştı. 2025 yılında ise bu oran yüzde 72,5 olarak gerçekleşmişti. Saim Aşçı, Türkiye ile Avrupa arasındaki güçlü üretim ve tedarik ilişkisi göz önüne alındığında, düzenlemeye ilişkin müzakerelerde gelecekteki yatırımların da güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.
Otomotiv sektöründe yatırım kararlarının üretim başlamadan yıllar önce şekillendiğine dikkat çeken Saim Aşçı, Türkiye'deki üretimin gelecekte hangi şartlarla destekleneceğinin netleşmesinin önemine işaret etti. “Bir üretici yeni modelinin yerini seçerken müşterisinin hangi teşviklerden yararlanacağını da hesaplar, Türkiye'de üretimin gelecekte hangi şartlarla destekleneceği belirsizleşirse, bu belirsizlik yatırım masasına maliyet olarak girer. Bizim önceliğimiz, bir sonraki modelin ve yeni teknolojinin Türkiye'de üretilebilmesini güvence altına almak olmalı.” dedi.
Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği ACEA'nın Türkiye ve Fas'taki üye faaliyetlerinin düzenlemenin coğrafi kapsamına alınmasına yönelik yaklaşımına değinen Saim Aşçı, mevcut yatırımların korunmasının tek başına yeterli olmadığını belirtti. Yeni batarya tesisleri, bağımsız Türk tedarikçileri ve gelecekte üretilecek araç modellerinin de güvence kapsamına alınması gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin beklentisinin yeni yatırımlar için öngörülebilir ve adil koşullar oluşturulması olduğunu kaydetti.
Avrupa Komisyonunun 4 Mart 2026 tarihli teklifinde, belirli kamu alımları ve desteklerden yararlanacak araçlar için üretim yeri ve bileşen menşeine ilişkin koşullar öngörülüyor. Teklifte; araçların AB içinde monte edilmesi ve batarya hariç bileşenlerin toplam fabrika çıkış değerinin en az yüzde 70'inin AB menşeli olması şartı bulunuyor. Batarya hücreleri dâhil olmak üzere ayrıca bileşen koşulları getiriliyor ve üreticilerin bileşenlerin menşeini tedarikçi belgeleriyle doğrulaması gerekiyor. Düzenleme özellikle tam elektrikli, şarj edilebilir hibrit ve yakıt hücreli araçları kapsıyor.
Sektör temsilcisi Saim Aşçı, Türkiye'nin düzenlemeye tam ve kalıcı biçimde dâhil edilmesinin yeni model, batarya ve elektronik yatırımlarının geleceği açısından kritik olduğunu belirtti. Türkiye kapsam dışında kalırsa yeni projelerin AB içerisindeki tesislere kayabileceğini ve Türk tedarikçilerinin parça siparişlerinde baskıyla karşılaşabileceğini vurguladı.
Ticaret Bakanlığının Türk otomotiv sanayisinin düzenlemenin tüm hükümleri kapsamında değerlendirilmesi için girişimlerini sürdürdüğünü hatırlatan Saim Aşçı, siyasi görüşmeler ile nihai yasal güvencenin ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Saim Aşçı, Türkiye'ye yatırım yapan tüm markaların yerli tedarikçileri geliştirmesi, mühendislik kapasitesi oluşturması ve çalışanları yeni teknolojilere hazırlaması gerektiğini belirtti. Yatırımın yalnızca üretim tesisi kurulmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, otomotiv satış sonrası sektörünün de teknolojik dönüşümün bir parçası olması gerektiğini, elektrikli araçlarda teşhis, batarya onarımı ve elektronik parça yetkinliklerinin geliştirilmesine önem verilmesi gerektiğini söyledi.
BU HABERE DE BAKAnkara Büyükşehir Belediyesi üreticiye silaj desteği






