Keşkeler ve Pişmanlık
Beyza Bakırcı

Beyza Bakırcı

Keşkeler ve Pişmanlık

Kimi zaman inat, kimi zaman yürek yemiş havasına sokan, çoğu zaman da “Yeaa, ben ne aptalmışım! Keşke...” diye biten konuşmaların boğazda düğüm oluşturduğu suçluluk duygusu bu pişmanlık... 
Akla esenin faaliyete geçirilmesi ve yoluna koyamadığın şeylerde sonradan fark edip ani bir fren sıkmak gibi kazaya sebebiyet veren, “Son pişmanlık neye yarar, her şeyin bir bedeli var..." gibi dinleyen kesimler bilir, aklına getirdikleri gözünde canlandırdıkları o keşkeleri pişmanlıkları...  Bu şarkıyı dinlerken paketin içindeki son tekinizin yanarken ki o çakmak sesinde bile saklıdır o pişmanlıkların çığlıkları...
Kulağını delmez ama aklının odalarını doldurur o keşkelerle dolu pişmanlıkların. Dört duvar arasında yer bitirirsin kendini de, bir aynaya geçip yüzleşemez korkuların.

Pişmanlık, kökenini falan bilmeyiz biz pişmanlığı gel bir de bana sor, boş ver sınırlandırılmış cümle yığınlarıyla dolu kompozisyonları.. Pişmanlık işte. Ne büyütebilirsin gözünde ne küçültebilirsin...
Genelde korku filminden fazla gerilim yaşatır, çokta tecrübe kazandırır insana.  Toplum içinde aşağılandığı kadar destek görmeyen nadir duygulardandır.  Ağlamak sızlamak kimi saçmalıklara kalkışıp sakat kalma ihtimalini düşünmeden atlayıp bilmem kaçıncı kattan ölmeyip sakat kalınca sızlanmaktır pişmanlık...
Ağlasan saçma, ağlamasan geçmez gibi gelen ya oturup kabullenmeli ya da huyuna suyuna gidip bir çaresini bulunmalıdır.  Bir işi yapıncaya kadar karın ağrısı ve çenesi susmayıp yapıktan sonra da karından başa vuran bir ağrıdır bu pişmanlık.
Pişmanlık bu, illa insanlar yaptığıyla pişmanlık duymaz kimi zaman yapamadıkları geç kaldıklarıyla da pişman olur.  Planı aksar ne biliyim işleri yolunda gitmeyince kendini bile ayna karşısında azarlayan bir psikolojik suçluluk duygusuna kapılır.  
Yapanların veya yapmayanların pişmanlığı aynı derecede olmasa da aynı hamurdan yoğrulduğuna dair insanı yorar. Yer bitirir. Vicdanı andırabilir.  
Kafanı yastığa koyduğunda neler yaptığını düşünecek kadar yorgun olduğun anlarda tavana içini yansıtıp kurduğun hayallerde ve yaşayamadıklarının pişmanlıklarını teaser gibi önüne sunmaktan ve daha sonra puzzle parçalarını birleştirdikten sonra uyku uyuyabiliyor musun?
Hadi sana bir soru.  Hangisi daha ağır basıyor şu dönemde, yapıp da pişman oldukların mı, yapmayıp da keşkelerle doldurdukların mı?
Elinde ne var ?
Çantanda ne getirdin? sen böyle dolu pişmanlıklar ve keşkelerle dolu ne çok şey sığdırdın çantana?
Çantandan bu kadar çok çıktıysa o kalpten ve düşüncelerden neler çıkmaz diye düşünür insan.
Bir insanın geçmişteki davranışlarından hoşnut olmaması durumudur. Bazen pişman olduğunu bildiğin halde üzerine oynadığınız zamanlar da vardır. İnadına yapar gibi bir hırs uğruna belki bir heves...
Pişmanlık pişmanlıktır. Keşkelerle hayallere dalar, onlar için çabalar, çaba sarf edersin.
Her ademoğlunun vardır pişmanlıkları. Keşke demek hiçbir şeyi düzeltmez. Genelde insana suçluluk ve utanç hissi verir. Utanılacak bir şey olduğundan değil, aslında böyle bir şeyi acı yaşayarak tecrübe ettiğinizden kaynaklanır. Bir laf vardır; “Keşke dememek için çoğaltıyorum iyi kilerimi.” 
Sen de çantanı pişmanlık keder ve keşkelerle değil, tecrübelerle dolu hayatından ders çıkararak çoğalt iyi kilerini.  “ İyi ki yaşamışım ya ben bunu.” de.   Belki o keşkelerin olmasaydı şimdi düzelmeyecekti bu yaşantın? Sen de asla sahip olmayacaktın ne iyi kilere ne de böyle bir tecrübelere.  
Herkesin kendisine göre vardır pişmanlıkları, kiminin çığlıkları kimin sessizce susuşları.  O yüzden sen hep haykır, hep hayal et, hep çabala. Ne olursa olsun.  Başına ne gelirse gelsin pes etme! Korkma, ümitsizliğe düşme. Hayat geçmişe takılacak kadar kısa ve yorucu.
Pişmanlığın küllerinden doğup iyi kiler biriktirmeniz dileği ile...

YORUMLAR

  • 0 Yorum