Eczacıların Yeni Hükümetten beklentileri
Hülya Tuğyan ÖZSÜMEN

Hülya Tuğyan ÖZSÜMEN

Eczacıların Yeni Hükümetten beklentileri

18 Temmuz 2018 - 11:38

Seçim sonuçları ülkemize ve tüm dünyaya hayırlı uğurlu olsun diyerek sözlerime başlamak istiyorum. Allah'ım Sayın Cumhurbaşkanımızın ve yeni yönetimin yolunu açık, vatana millete hayırlı uğurlu eylesin inşallah. Yeni sistemin özellikle sağlıktaki sorunları çözmekte başarılı olacağına, bir eczacı ve sağlık sunucusu olarak inanmak istiyorum.

Sağlıkla ilgili acil çözülmesi gereken sorunları aşağıda maddeler halinde sıralayarak, yeni hükümetimizden ve devletimizden bu konuya eğilmelerini rica ediyorum. Çünkü, her gün sağlık problemiyle karşı karşıya olan vatandaşlarımızla yaşadığımız sorunlar çerçevesinde bunların acil halledilmesi gerekiyor.

Muayene ücretlerinin tahsilatının ivedilikle eczanelerden kaldırılmasını talep ediyoruz. Bu konu ciddi anlamda eczacıyı yıpratmakta, hasta ne için para ödediğini kolayca anlayamamaktadır. Bu durum da bize uzun süre hastaya konuyu anlatma zorunluluğu doğurmaktadır. Son aylarda hızla yükselen ve bir türlü anlaşılamayan ilaç fiyat farkları, hastanın anlamakta, eczacının da hastaya anlatmakta oldukça zorluk çektiği bir başka ciddi sorun. Çünkü şimdiye kadar katılım payı ödemeye alışmayan emekli  vatandaşlarımız ilaç fiyat farkları karşısında ciddi olarak şok yaşamaktalar. Köyden ve uzak bölgelerden şehre gelen yorgun argın hastaların, çıkarılan raporların saat 16.00'dan önce onaylanmaması nedeniyle ekstra beklemek zorunda kalmaları. Reçeteye yazılan bazı kalem ilaçların, 'ne yazıldıysa o ilacı alın' mantığından dolayı yaklaşık 4.000 çeşit ilacı elinde ancak bulundurma imkanına sahip eczanelerin bu sayıyı 10 katına çıkarmak zorunda olmaları. Sanki eczanenin aynı içeriğe sahip olmayan ilacı verme imkanı varmış gibi. Yeni düzenleme ile birlikte devletimizden talep ettiğimiz diğer bir husus da doktorların reçetelerine ilacın etken maddesini yazmaları. Bazı hekimlerimizin el yazısıyla reçete yazmaları sonucu hastanın çok zor durumda kalması, hatta ilacını okunamayan reçeteler yüzünden alamaması, hasta haliyle tekrar gidip hastanelerde doktor aramaya kalkması neticesi zaman kaybı, stres yaşaması. E reçete yazılamıyorsa da okunaklı reçeteler yazılması gerekmektedir. Sağlık Uygulama Tebliği'nin amacı bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek olmalı, sosyal devlet olmamız hasebiyle. Devamlı değişen tebliğ yüzünden hasta da eczacı da çok zorlanmaktadır. Hastaların biokimya  ve tahlil sonuçları eczacıyı ilgilendirmemeli. S.G.K.'nın sistemi neyi ödüyorsa hastaya o ilaç verilmeli. Örneğin hekimin yazdığı reçeteyi ve çıkardığı raporu sistem önce ödemekte, sonrasında yapılan inceleme sonucu SGK tarafından eczanelere 10 katına varabilen cezalar kesilebilmektedir. Sistem ilacı ödüyorsa eczacıdan bunun hesabının sorulmaması gerekir. Doktorların, sekreterlerin yanlış çıkarttığı raporlardan bile eczacı sorumlu tutulmaktadır. İlkokul, lise veya üniversite mezunu olsun, iş hayatına atılmak isteyen gençlerimize istediği meslek dallarında bizzat işveren ya da yetkili mercilerce eğitim verilmesi, hatta işyerlerine maddi destek yapılarak gençlerimize belge verilmesi, kalifiye elemanların bizzat işverenlerce yetiştirilmeleri, ahilik geleneğinin yaşatılması gibi önerilerimizin dikkate alınmasını talep etmekteyiz. Yanlış istihdam ve uygulamalar yüzünden maalesef sektörümüzde kalifiye işçi ve eleman bulamamaktayız. Özellikle eczacı teknisyeni bulmakta zorlanan eczacı meslektaşlarımın, devletin açtığı kurslarla, bu işi yapmak isteyen gençleri eğitme imkanı sağlanması. Sağlık sunucusu olan eczacılarımızın, bu mesleği yaparken çok büyük fedakarlıklar yaptıklarının devletçe taktir edilmesi ve desteklenmesi. Doğal destek ürünlerinin bizzat eczacı tarafından sunulmasının imkanları sağlanmalı. Sağlık için gıda takviyelerinin, en az ilaç kadar önemli olduğu ve bunun adresinin sadece eczaneler olduğunun halka devlet eliyle ve kamu spotlarıyla anlatılması. Piyasada herkes hasta tedaviye kalkıyor, tavsiye ediyor, bunun eczane dışında yapılmaması. Devletimizin sanayicilere gösterdiği müsamahayı eczacılara ve eczane sahiplerine  de göstermesi. Her yıl milyonlarca doları ithal kremlere ödeyen Türkiye'mizin, eczacı ve kimyagerleri atıl halden aktif hale getirerek yeni iş olanakları sağlanması ve laboratuarlar açılması. Tarım Bakanlığının zararlı kimyasal ve böcek ilaçlarını yasaklayarak, halkın sağlığına zarar verilmesinin önüne geçilmesi. Kozmetik tarımın önemine dikkat çekilerek tam bir bitki cenneti olan ülkemizin kozmetik tarım ihracatına yöneltilmesi. Kamu kurum iskotalarının ilaç sektörüyle devlet arasında olması, eczane üzerinden geçilmemesi. Çünkü, eczacının bu yüzden zaten kuşa dönen karının 2 - 3  puan daha azaltması.

Sağlıcakla kalın ve Allah'a emanet olunuz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum