Sağlıkta kaliteyi yakalamak
Reklam
Hülya Tuğyan ÖZSÜMEN

Hülya Tuğyan ÖZSÜMEN

Sağlıkta kaliteyi yakalamak

Hükümetimiz ve devletimizin başındaki Reisi Cumhurumuz Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sayesinde sosyal güvenlik ve sağlıkta yakaladığımız başarıya, bugün Amerika Birleşik Devletleri bile süper güç olmasına rağmen ulaşamamıştır.

Sağlıkta büyük bir devrim gerçekleştiren Hükümetimiz, sınırsız hizmetle halkın büyük bir teveccühünü kazanmış, özel hastanelere verdiği destekle de gerek yurt içinden gerek yurt dışından binlerce hastanın sağlık turizmine ulaşmasını sağlamıştır. Özürlü ve yatalak hasta yakınlarına ve yaşlı yakınlarına imkanları olmaması halinde verdiği maaşla halkın büyük sevgisine mazhar olmuştur.

Sigorta prim başlangıcı olan pek çok kişiye kamu bankaları aracılığıyla kredi verip, dolayısıyla prim borcu ve ödeme imkanı olmayanlara dahi emekli olma imkanı sağlanmıştır. Halkımız Hükümetimize bu konuda çok minnet borçludur. Gelecekte inanıyorum ki, hükümetin yaptığı hizmetler çok daha iyi anlaşılıp, teveccüh görecektir. Bununla birlikte ister Hükümetin, ister milletvekilleri, isterse CİMER, ister Sağlık ve Sosyal Sigortalar Kurumu  (SGK) yetkililerine  ne kadar şikayet edilirse edilsin, ne kadar yazılıp çizilirse çizilsin bir türlü halledilemeyen, ne hikmetse halledilmek istenmediğini düşündüğüm bazı konular var ki, bunlar halkımızı şiddetle sıkıntıya sokmaktadır.

medula-neden-calismiyor-medula-kesinti-sebebi-ne-turk-eczacilari-birligi-aciklama-yapti.jpgSayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere,  tüm SGK yetkilileri olmak üzere bu sorunların bizzat içinde olan her gün yaşayan, halkla birebir irtibatta olan serbest eczacılık yapan bir eczacı ve bu mesleğe 37 yıl emek vermiş bir emektar olarak halk adına bu hususların acilen düzeltilmesini sayın yetkililerden, devlet büyüklerimizden rica ediyorum. Zira her gün 2 - 3 saatim bir yetkiliye ulaşmaya çalışmakla geçiyor ama sonuç alamıyoruz. Belki bu çok önemli soruları kısaca maddeler halinde yazarsam, daha akılda kalıcı olur ve duyarlı devlet yetkililerimiz bu sorunlara daha yönelip kolayca çözümlerler diye düşünüyorum.

1) Özellikle Konya Devlet Hastanesi başta olmak üzere, tüm devlet sağlık kuruluşlarında doktorlar, muhakkak hastaya en azından bir beş dakika ayırmalı. Mesela sabah saat 09'da poliklinik çalışmasına başlayan bir hekim, öğlen saat 12.00'ye kadar, üç saati 60 ile çarparsak, 180 dakika eder. Öğleden sonra 13.30'da polikliniğe  tekrar başlarsa, saat 16.00'a kadar 2,5 saat, 190 dakika eder. Yani bir günde 190 + 180 = 370 dakika. 370 bölü 5 dersek  74. Demem o ki bir doktor, 1 gün boyunca  her hastaya 5 dakika ayırırsa ortalama 74 hastayı ancak muayene edebilir. Numune Hastanesine gelen bir hasta zaten mütehassıs bir doktordan yardım bekliyor demektir. Hastanın en tabi hakkı doktorundan muayenede en az, o beş dakikayı talep etmesidir. Zaten ilacını yazdırmak istese aile hekimine başvurup, yazdırabilir. İşte en büyük problem burada ortaya çıkmaktadır. Tabi ben bunları hastalarımızın sürekli şikayetlerini bize yansıtmasından yola çıkarak yazıyorum.

20190706031437983536dohuyetapmax800x800sxho-1575683757831435392420.pngBir doktor hastaya o çok kıymetli 5 dakikayı da ayıramayınca hasta ne doktora, ne de yazdığı ilaca güvenmeyip, başka doktor arayışına girmektedir. Bu yanlış uygulama neticesi evler, ilaç çöplüğüne dönmekte, hasta doktoruna güvenini kaybetmektedir. Hasta gerekli ilgiyi doktorundan göremeyince aldığı ilaçlara da yeterince güvenememektedir. Her gün defalarca duyduğumuz şu sözler ne kadar da manidardır; Hocam doktor bana bu reçeteyi yazdı ama yeterince ilgilenemedi, sırada  5 - 6 hasta aynı anda odaya girdi, doktor kime bakacağını şaşırdı, beni doğru düzgün dinleyemedi bile.. Doktor hastaya 5 dakika ayırıp, nasıl beslenmesi gerektiğini, yaşam tarzını anlatsa ki pek çok hastalık daha kolay iyileşir.

Peki hastane yönetimi ne düşünüyor? Onlarda talep çok fazla, 235 hastaya bir günde bakan doktorlarımız bile var diyor. Bir doktorun bu sayıda hastaya sağlıklı bakması zaten mümkün değil. Hem hastanın verilen hizmete güven duyması, hem de  sağlık harcamalarının boşa gitmemesi için bu hususların düzeltilmesi gerekmektedir.

2) Rapor çıkaran doktorlar, rapor onayını yaklaşık saat 16.00 civarında vermektedir. Zaten yorgun, yaşlı ve bitap düşmüş hastalar eczanede saatlerce beklemek zorunda kalmaktadır. Saat 16.00'da bir bakıyorsunuz rapor onayı alınıyor, bu sefer doktor ve yardımcısı teşhisleri, gerekse rapora yazılması gereken ibareleri yanlış ya da eksik yazdığı için o saatten sonra hastanede zaten doktor kalmıyor, hastaların reçetesi ertesi güne kalıyor, ertesi günde doktor olmayabiliyor. Çünkü rapor onayında 3 doktor imzası gerekiyor. Bir hastane yetkilisinin söylediğine göre tek doktor onayı bu sorunu çözer.

3) Hastaları ve bizi çok mutsuz edip kalp krizi geçirtecek kadar sinirlendiren ve özellikle yaşlı hastaları çok üzen en önemli bir problemimizde benim de her gün saatlerimi yetkililere ulaşmak için harcadığım en önemli husus: SGK bilgi işlem bölümünden kaynaklandığını öğrendiğim, her gün tam iş saatinde Kurumun sistemi kapatması sonucu saatlerce yorgun argın, ilacımızı alıp da bir an önce evimize gidip dinlenelim diye bir ümitle eczaneye gelen hastalarımıza ilacı sistemde göremediğimizden dolayı veremememiz. O yaşlı hasta insanların çaresizliği, bedduası, kapı kapı eczaneleri gezip sistem var mı diye sorması, özellikle ayakta durmakta zorluk çeken yaşlılarımız. Bu olayın neredeyse her gün yaşanması, cidden manidar ve düşündürücü. İş saati ya program yüklüyorlar ya da bakım yapıyorlar. Bütün Türkiye o saatlerde felç oluyor, hastalar ilaçlarını alamıyor. Defalarca yetkilileri arıyoruz. herkes konuyu birbirine atıyor. Beyler işlerini yapıyormuş 17.00 - 18.00 saatleri arası yapsınlar. Bu kadar eziyet neden? Maalesef Hükümetimizin bunca güzel hizmeti bir anda yerle yeksan oluyor. Çok üzücü bir durum gerçekten.

sut.jpg4) Hastanın eczaneye muayene parası ödemesi de bizleri yani eczacıları büyük bir sıkıntıya sokuyor maalesef. Bu hem hasta hem eczane açısından son derece güven kırıcı, eczacıyı küçük düşürücü bir durum, buna da tüm eczacılar ve hastalar karşı ama çözüm yok. Aynı zamanda ilaç sarfiyatını çok arttırıp hasta olsun olmasın lüzumsuz, hastaneye sık gitmeye sebep oluyor. Hastanede muayene ücreti ödese 8 TL için gerekmedikçe hastaneye gidilmez.

5) Sağlık uygulama tebliğinin acilen medulaya uyumlu olarak yenilenmesi gerekmektedir.  Çok çok önemli olan bu husus da devlet yetkililerine SGK'ya ve Sayın milletvekillerimize bir türlü anlatamadığımız büyük bir sorunumuzdur. SGK'nın medula sistemi onayladığı halde, Kurumun bu ilacı niye bu şekilde verdiniz diye  eczanelere, reçete bedelinin 1-15 katı ceza kesebilmektedir. SGK sistemi onay veriyorsa eczacının hiçbir sorumluluğu olmaması gerekir. Kurum ödemeyeceği ilaca neden provizyon veriyor? Bir türlü nedenini anlayamadığımız bu tuhaf sistem maalesef biz eczacıları çok zor durumda bırakmaktadır.

Bugünlük benden bu kadar inşallah bu sorunları devlet yetkililerimiz en kısa zamanda çözer.

Sağlıcakla kalınız.

YORUMLAR

  • 0 Yorum