Türkiye ikinci el binek ve hafif ticari araç pazarı, 2026 yılının ilk 5 aylık döneminde hareketli günlerden geçiyor. Pazar, yılın ilk 5 ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,75’lik hafif bir gerileme kaydederek 3.544.195 adet seviyesinde gerçekleşti. Yılın ilk beş aylık performansı genel hatlarıyla incelendiğinde, pazarın büyük ölçüde hacmini korumayı başardığı görüldü.
2026 yılı Mayıs ayı özelinde ise sıfır araç kampanyaları ve ekonomik dinamiklerin etkisiyle satışlar, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,26 azalarak 623.561 adet oldu. Sektörün deneyimli ismi Orhan Ülgür, Mayıs ayı verilerini ve pazardaki yapısal dönüşümü detaylı bir şekilde analiz ederek çarpıcı açıklamalarda bulundu.
“Pazar Rakamlarının Arkasındaki Değişimi Doğru Okumak Gerekiyor”
Mayıs ayında yaşanan daralmanın tek bir nedene bağlanamayacağını belirten Orhan Ülgür, ekonomik koşulların yanı sıra tüketici davranışlarındaki değişimin de pazarı doğrudan etkilediğini söyledi. Pazar rakamlarının arkasındaki yapısal değişimin doğru okunması gerektiğine dikkati çeken Ülgür, şu ifadeleri kullandı:
“Mayıs ayında pazarda yaşanan gerilemeyi sadece aylık satış rakamları üzerinden değerlendirmemek gerekiyor. Yüksek faiz ortamı, krediye erişimde yaşanan zorluklar, tüketicilerin harcamalarında daha seçici davranmaya başlaması ve sıfır araç tarafında devam eden cazip kampanyalar ikinci el pazarındaki hareketliliği etkileyen temel unsurlar oldu. Bunun yanında Kurban Bayramı öncesi oluşan takvim etkisi de satış performansında belirleyici rol oynadı. Ancak yılın ilk beş aylık sonuçlarına baktığımızda pazarın genel hacmini büyük ölçüde koruduğunu görüyoruz. 3,5 milyon adedin üzerinde gerçekleşen satışlar, ikinci el otomobilin Türkiye'de hâlâ en erişilebilir mobilite çözümü olmaya devam ettiğini açıkça ortaya koyuyor.”
“Tüketici Davranışları Değişiyor, Yaşlı Araçlara Talep Artıyor”
Son dönemde tüketici tercihlerinde önemli bir dönüşüm yaşandığını vurgulayan Ülgür, özellikle ekonomik gerçeklerin satın alma alışkanlıklarını yeniden şekillendirdiğini belirterek şöyle devam etti:
“Bugün tüketiciler otomobil ihtiyacını tamamen ertelemek yerine bütçelerine uygun pratik çözümler üretmeye çalışıyor. Bu nedenle özellikle ileri yaş grubundaki araçlara olan talebin arttığını görüyoruz. Türkiye'deki araç parkının yaşlanması da bu eğilimi destekliyor. İkinci el araçlar geniş kitleler için ulaşılabilir mobilite ihtiyacını karşılamaya devam ederken, tüketiciler satın alma kararlarında her zamankinden daha dikkatli davranıyor.
Diğer taraftan finansman tarafında da önemli bir değişim yaşanıyor. Geleneksel taşıt kredilerinin kullanım oranları geçmiş dönemlere göre oldukça düşük seviyelerde seyrediyor. Tüketiciler daha fazla peşinat kullanıyor, alternatif finansman modellerine yöneliyor veya satın alma kararlarını bütçe planlamalarına göre şekillendiriyor. Bu durum finansman çözümlerinin önümüzdeki dönemde sektör açısından daha kritik hale geleceğini gösteriyor.”
“Artık Sadece Araç Deği, Güven Satın Alınıyor”
İkinci el pazarındaki dönüşümün yalnızca satış adetleriyle sınırlı kalmadığını, tüketicinin kurumsallık beklentisinin de zirveye ulaştığını ifade eden Orhan Ülgür, şunları kaydetti:
“Geçmişte fiyat odaklı ilerleyen satın alma kararları bugün güven, şeffaflık ve satış sonrası hizmet unsurlarıyla şekilleniyor. Özellikle ileri yaş grubundaki araçların payının arttığı bir ortamda ekspertiz süreçleri, araç geçmişi bilgileri ve kurumsal güvence mekanizmaları çok daha fazla önem kazanyor. Tüketici artık yalnızca uygun fiyatlı bir araç aramıyor. Satın aldığı aracın geçmişini bilmek, ekspertiz raporuna güvenmek ve ihtiyaç duyduğunda karşısında kurumsal bir muhatap bulmak istiyor. Başka bir ifadeyle tüketici artık sadece fiyat değil, güven satın alıyor.”
“İkinci El Pazarı Yapısal Dönüşümünü Sürdürüyor”
İkinci el otomotiv sektörünün yalnızca hacimsel değil, kalite odaklı bir evrim geçirdiğini belirten Ülgür, yılın ikinci yarısına ilişkin beklentilerini ise şu sözlerle özetledi:
“İkinci el otomotiv sektörü bugün sadece satış adetleriyle değil, hizmet kalitesi, dijitalleşme, müşteri deneyimi ve finansman çözümleri açısından da önemli bir dönüşüm süreci yaşıyor. Ekspertiz standartları, araç geçmişi verileri, dijital satış süreçleri ve satış sonrası hizmetler sektörün geleceğini şekillendiren temel unsurlar arasında yer alıyor. Yılın ikinci yarısında talebin yeniden dengelenmesini ve pazarın genel olarak istikrarlı görünümünü korumasını bekliyoruz. Özellikle güven, şeffaflık ve müşteri deneyimi sunabilen kurumsal oyuncuların önümüzdeki dönemde daha fazla öne çıkacağını düşünüyoruz. Fiyat tarafında ise enflasyona paralel, sınırlı ve kontrollü bir artış öngörüyoruz. Mevcut fiyat seviyeleri, araç sahibi olmak isteyen tüketiciler açısından önemli fırsatlar sunmaya devam ediyor.”






